Tabii bunlar da arşivden çıkma... Ama sonradan görme bir blogger olunca ne yapalım, sandıkları karıştırıp yazıyoruz artık. Bunların çoğu 5 yaşından öncesinde kaldı. Ben yazmış olayım da... Kaybederim falan neme lazım..
Eylül: Ben çok zavannı bir çocuğum.
Baba: Neden kızım?
Eylül: Otopüs diyemiyorum
Hoççakal diyorum.
Okulda hıçkırığımı tutuyorum.
Serviste midem bulanıyor
----------------------------------------------------------
Takim ediyorum.
----------------------------------------------------------
Musfakta değil otumasında yemek yiyelim…. (Mutfak/oturma odası)
----------------------------------------------------------
Ebzerliyemedim.
----------------------------------------------------------
Halamut balığını çok severim, hamsi de severim.
----------------------------------------------------------
Yüüramda hiç birşey görmedim. (rüyaları bambaşkadır.)
----------------------------------------------------------
Çeşekkür ederim.
----------------------------------------------------------
Leskafe alayım o zaman.
----------------------------------------------------------
Yavış...
Şikşo...
----------------------------------------------------------
Kızgınlığımı taşırıyorsun.
----------------------------------------------------------
Büsküvü, hem de çikolatalı.
----------------------------------------------------------
Yoklamayla hamur açtım.
----------------------------------------------------------
Kabak yelleri
----------------------------------------------------------
Hamura mum koydu. (unsuz hamur olmaz tabii)
----------------------------------------------------------
Temizcikciler.
----------------------------------------------------------
Sıtcacer öğretmen.
----------------------------------------------------------
Antabüyük.. (Hastalıklarımız ilaçsız geçmez ki…)
----------------------------------------------------------
Pikmik yapalım.
----------------------------------------------------------
Baba, Salakların battı bana, dikenlerin batıyor.
(Aaaa kızım her gün sakal traşı olunmaz ki)
----------------------------------------------------------
Çilli film
----------------------------------------------------------
Porkatal
----------------------------------------------------------
Hala, sen hayla birsin.
----------------------------------------------------------
Fütüt (düdük)Dizitürk (dijitürk)
----------------------------------------------------------
Üseyin
----------------------------------------------------------
Anlatacak çok şeyi vardı (tatilden dönmüş olan Kerem’in)
----------------------------------------------------------
Otopüs yazar mısın baba? (Artık kendi yazdırıyor, bu işin de cılkı çıktı :) )
----------------------------------------------------------
Tiratyo
----------------------------------------------------------
Çeşke
----------------------------------------------------------
Baba, levlek yaz
----------------------------------------------------------
Hala, kabuğunu soyma, ama ipini soy. (salatalık)Baba saçımı tutar mısın? Çeşke üç elim olsaydı! (iki eli de meşgul :) )
----------------------------------------------------------
Plitle makas gerekli
----------------------------------------------------------
Penguenler nerede yaşar? Güney Amerikasında
----------------------------------------------------------
Evdilen takalım..
----------------------------------------------------------
Astoronot yaptım.
----------------------------------------------------------
Baba bu beş kafalar mı? (Maskeli beşler filmi :) )
28 Eylül 2009 Pazartesi
YAZIN 1. MOLASINDAN...
Yakamoz Tatil Köyü... Sevgili Babamızın Abana macerasından sonra cennet gibiydi. Şimdi kızıyorum neden bu kadar az fotoğraf çekmişiz diye. Sanırım ben hiç bir zaman bir profesyonel olamayacağım. Fotoğraf makinasıyla dolaşmaktan hoşlanmıyorum.
İnebolu'da güneş denizden doğar, denize batarmış... Denize batışına tanık olduk ama denizden doğuşunu yakalayamadık. Defneciğin uyuyacağı tuttu : )
Kastamonu'da perperişan kaleye tırmanan amatör ekip ...
27 Ağustos 2009 Perşembe
SATIR BAŞLIKLARI
Değişik bir yaz...
Plansız bir yazı bitirme noktasındayız. Okullar kapandı. Birkaç hafta anneanneyle evcilik oynadı Eylül. Hatta komşuculuk falan... Bu sayede komşular varlığımızdan haberdar oldu.
Anneannesinin Mersin'e dönüşüyle yaz okulu planları yapıldı. Hatta görüşüp anlaştık bile. Ama 1 gün söz verdiğim üzere O'nu işe getirdim ve olan oldu. Yaz okuluna dönmek istemedi. Kendini iyice iş hayatına verdi. Neredeyse 2 ay karın tokluğuna çalıştı Kuzu. Varlığına çok alıştırdı bizi... Fotokopilerimizi çekti. Yazıları dosyaladı. Herkese resimler yaptı. İş hayatını öyle bi kanıksadı ki, kimlik kartı bile hazırladık ona. Kartla giriş çıkış yaptı, işe gelemediği günler için izin kağıdı bile hazırlayıp, onaylattı. Herkes kabullendi O'nun geliş gidişlerini.
Sonra kısa bir ara verdik. 2 hafta önce yol ekibini toplayıp (Selçuk, Ravide, Utku, Defne) 4 günlük bir program yaptık. Ilgaz, İnebolu, Abana, Kastamonu....Fotoğraflar gelecek, pek yakında..... Bir yandan gürültülü, patırtılı, yorucu; bir yandan da özgür, mutlu, keyifli 4 kısa gün... 7 kişilik kocaman bir aile olduk...Tadı damağımızda kaldı.
Ravide, bir sonraki seyahat için 3. bebeği beklemek zorunda kalmayalım lütfen !!!!! Anladın sen ;)
Şimdi birkaç gün daha anneanneyle evde keyif yapıyor kızım. Sonra gecikmiş kısa bir tatil daha. Bunu çoktan haketti bile.
DipNot: Artık büyüyor :) Bu yaz arkadan yenisi çıktığı için 1 dişini çektirmek zorunda kaldık. 1 tanesi kendiliğinden aramızdan ayrıldı. Bir diğeri de vedaya hazırlanıyor.
DipNot: Artık büyüyor :) Bu yaz arkadan yenisi çıktığı için 1 dişini çektirmek zorunda kaldık. 1 tanesi kendiliğinden aramızdan ayrıldı. Bir diğeri de vedaya hazırlanıyor.
BAŞLANGIÇ.........
Artık Eylül de sanal dünyaya adım attı. Daha önce videolarıyla internette hayranlarıyla buluşmuş olsa da bu onun için daha farklı bir tecrübe.
Bu sayfayı gördüğü zaman tepkisini görmek istiyorum. "Annecim çok teşekkür ederim" diyeceğini tahmin ediyorum. Birazcık kurcalar, belki bir süre sonra sıkılır.
Yazı stillerini onun daha kolay okuyabileceği şekilde seçmeye çalıştım. Lütfen görsellik aramayalım : )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)