En karanlık günlerimde ışığım olmazdı...
Hayatımda pembe ve mor olmazdı.
Köpekleri sevmek, hayvanları tanımak için bu kadar çabam olmazdı..
Sabah kahvaltılarında corn flake bulundurmazdım.
Gece perisi beni "Küçük kuzunun üstünü ört" diyerek uyandırmazdı...
Evimizde minik terlikler, oyuncak bebekler, diş kutusu olmazdı...
Sen olmasan...
Böyle güzel gülen gözler tanımazdım...
Bana not bırakan küçük sevgilim olmazdı.
"Her şeye rağmen" sevenim olmazdı..
Hayatın vazgeçilmezliğini anlayamazdım...
Sen olmasan...
Yüzümde bir tebessüm,
Özleminle burnumun direği sızlamazdı...
Sen olmasan...
Tutunamazdım...
28 Ekim 2009 Çarşamba
26 Ekim 2009 Pazartesi
Hasta :(
Ankara'da okullar tatil... Ama sanırım bizim için geç verilmiş bir karar oldu bu.. Prenses hasta. Tatil bitmeden bir an önce iyileşip işe, arkadaşlarını görmeye gelmek istiyor.
Herkes seni bekliyor..
23 Ekim 2009 Cuma
Bir Konser, Ardından Bir Konuk..
Ay yarın ağır misafilerimiz var aslında... Ev sahibi yerinde otursa çok şey başaracak. Ama yok. Bu akşam da işyerinin organizasyonu bahanesiyle buldu bir Kıraç konseri... Kamber eksik kalmayacak.
Bu gece Kuruluş yıldönümü için mi, yoksa brifing vermek uğruna girdiğimiz stresi atmak için mi düzenlendi bilinmez. 4 gündür fazla mesai yapmaktan bugün de konser uğruna, haftayı aç bilaç tamamlamış olacağız.
Neredeyse tüm etkinlik organizasyonlarımızda kendini Eylül'e ev sahipliği yapmaya adayan Başar, sana da teşekkürler..
Bu arada, Nur Abla, yerinde olsam tüm hafta eve uğrayamamış birinin haftasonu davetini kabul etmezdim... Ev tam takır kuru bakır...
Ama bak en azından Eylül'ü bırakıp Zeyno'yu alıyoruz. Bu belki biraz ayıbımızı hafifletir.
Minik kuzum seni çok ihmal ettik biliyorum. Bugün de affet beni lütfen.. Telafi edeceğim söz...
Bu gece Kuruluş yıldönümü için mi, yoksa brifing vermek uğruna girdiğimiz stresi atmak için mi düzenlendi bilinmez. 4 gündür fazla mesai yapmaktan bugün de konser uğruna, haftayı aç bilaç tamamlamış olacağız.
Neredeyse tüm etkinlik organizasyonlarımızda kendini Eylül'e ev sahipliği yapmaya adayan Başar, sana da teşekkürler..
Bu arada, Nur Abla, yerinde olsam tüm hafta eve uğrayamamış birinin haftasonu davetini kabul etmezdim... Ev tam takır kuru bakır...
Ama bak en azından Eylül'ü bırakıp Zeyno'yu alıyoruz. Bu belki biraz ayıbımızı hafifletir.
Minik kuzum seni çok ihmal ettik biliyorum. Bugün de affet beni lütfen.. Telafi edeceğim söz...
Diş Doktoru Randevusu
Hastalandığında pazarlıkla şurup yerine iğne isteyen bir çocuk daha var mıdır acaba?Şüpheliyim..Bu çocuğun annesi Dr. kelimesini duyunca ağlamaya başlar üstelik, genetik teorisine n'oldu peki?
Yok yok benim kızım normal değil galiba..
Cuma günü diş randevusu vardı. Daha önce de iki kere oturmuştu dişçi koltuğuna. Birinde sallanmayan 2 tane süt dişi çekildi. Diğerinde ise çürük dişine kanal tedavisine başlandı.. Bu randevuda da kanal tedavisi tamamlanıp dolgu yapıldı..
Doktoruyla da birbirlerini çok seviyorlar. Kadıncağız bu duruma alışkın olmasa gerek, sürekli "Sana teşekkür ederim, Eylülcüğüm. Bana çok yardımcı oldun." dedi, durdu.. O koltukta Eylül yerine Başar da oturabilirdi haklı tabii.
Fotoğraflar burada..
Muayenehaneyi çocuklar için çok güzel dekore edilmiş bulduğumu söylemeliyim.. Eylül hep keyifle gidip geldi. Bekleme odası olarak tasarlanmış oyun odası kitap ve oyuncakla dolu. Çocukları söküp almak zor oluyor. Duvarlar çocukların Dr. Teyze için hazırladığı çizimlerle dolu... Eylül de boş durmadı tabi...
19 Ekim 2009 Pazartesi
Dünya'ya Neler Oluyor?
Eylül, kocaman dünyasını resmetmek istemiş, kendi kurgusuyla yerleştirmiş Mersin'i, Tarsus'u, dışardan tanıdığı Japonya'yı..
16 Ekim 2009 Cuma
Yaz çeşitlemeleri-2
Yazın, evde anneannesiyle kaldığı günlerde Eylül'le notlaştık..
Ağustos ayından kalma bir not..
Ağustos ayından kalma bir not..
Bu da Aşkımızın belgesi :) Soldaki ben, sağdaki de topuzuyla Eylül..
Yaz Çeşitlemeleri...
Yazın çoooooooook çalıştı çok...
İşyerinde mesai, akşam evde mesai. Minik Kuş çok yoruldu....
Çalışmalarından örnekler burada... Buzdolabının üstünde yer kalmadı artık. Artık bir kısmını arşive kaldırmak gerekecek.
Cin Ali'lerden öte gidemeyen bir anne babası olduğunu düşündükçe, genetik teorisine güvenim sarsılıyor.
Tontiş.
İşyerinde mesai, akşam evde mesai. Minik Kuş çok yoruldu....
Çalışmalarından örnekler burada... Buzdolabının üstünde yer kalmadı artık. Artık bir kısmını arşive kaldırmak gerekecek.
Cin Ali'lerden öte gidemeyen bir anne babası olduğunu düşündükçe, genetik teorisine güvenim sarsılıyor.
Burda Mööri'yi çizmiş.. Gözlerindeki korkuya bayılıyorum..Bir de sağ alt köşedeki parafa dikkat edin..
Bu da Burç.
Eylül ve Atı Şimşek..
Turunç.
Söylemeye gerek yok.. Aslan Şelpazesi...Yazıyor ya işte.
13 Ekim 2009 Salı
VALLA AKLIMA GELENİ YAZIYORUM UNUTMADAN...
- Anne, kalbimiz solda di mi?
- Evet, tatlım. Aferin sana, nerden biliyorsun? (Sen söylemiştin ya demesini bekliyorum...)
- Çünkü kalbim ağrıyor... :S
----------------------------------------------------------
- Eylülcüm bugün masayı birlikte hazırlayalım mı? Yardımına ihtiyacım var...
- Tamam anne. Daha çabuk biter di mi? Öğretmen de bugün dedi ki: " Birlerin nesi var, ikilerin sesi var!!!"
İfade yanlış olsa da ana fikri kapmış olduğuna öyle çok emindim ki..
- Ne demek peki o?
- Yani 1'ler bir şey yapamaz. 2'ler yapar. Hani 1. sınıflar daha küçük ya...
----------------------------------------------------------
Arkadaşı Kerem'le başucu lambasını yakmışlar, ellerinde sıvı sabun şişesi bir şeylere bakıyorlar.
- Eylülcüğüm ne yapıyorsunuz?
- Bitkisel mikroplara bakıyoruz..
- :s
- Evet, tatlım. Aferin sana, nerden biliyorsun? (Sen söylemiştin ya demesini bekliyorum...)
- Çünkü kalbim ağrıyor... :S
----------------------------------------------------------
- Eylülcüm bugün masayı birlikte hazırlayalım mı? Yardımına ihtiyacım var...
- Tamam anne. Daha çabuk biter di mi? Öğretmen de bugün dedi ki: " Birlerin nesi var, ikilerin sesi var!!!"
İfade yanlış olsa da ana fikri kapmış olduğuna öyle çok emindim ki..
- Ne demek peki o?
- Yani 1'ler bir şey yapamaz. 2'ler yapar. Hani 1. sınıflar daha küçük ya...
----------------------------------------------------------
Arkadaşı Kerem'le başucu lambasını yakmışlar, ellerinde sıvı sabun şişesi bir şeylere bakıyorlar.
- Eylülcüğüm ne yapıyorsunuz?
- Bitkisel mikroplara bakıyoruz..
- :s
3-2-1... ARTIK OKULLUYUZ..
14.09.2009
Ne zaman büyüdün sen?
6 yıldır hep sarıp sarmaladığım, kokladığım için mi seni hala bebek sanıyorum?
Okula gidiyorsun. Sen de artık "Çatlak patlak" oynayacaksın. Yaramazlık yapanların ismini tahtaya yazan sınıf nöbetçisi olacaksın. Önlüğünü tebeşir tozuna bulayıp geleceksin. Defterinin kenarını buruşturacaksın...
"Kızım ödevin bitti mi?" diyen annen olacak senin de.
Çok sevgili kreş arkadaşın Eda'yla başlayan ilkokul maceran Eda'sız devam edecek olsa da sen bunu da hiç yadırgamadın. Bu uysallığın, bu koşulları kolay kabullenişin seni hiç üzmesin.
Ne zaman büyüdün sen?
6 yıldır hep sarıp sarmaladığım, kokladığım için mi seni hala bebek sanıyorum?
Okula gidiyorsun. Sen de artık "Çatlak patlak" oynayacaksın. Yaramazlık yapanların ismini tahtaya yazan sınıf nöbetçisi olacaksın. Önlüğünü tebeşir tozuna bulayıp geleceksin. Defterinin kenarını buruşturacaksın...
"Kızım ödevin bitti mi?" diyen annen olacak senin de.
Çok sevgili kreş arkadaşın Eda'yla başlayan ilkokul maceran Eda'sız devam edecek olsa da sen bunu da hiç yadırgamadın. Bu uysallığın, bu koşulları kolay kabullenişin seni hiç üzmesin.
YAZIN 2. MOLASINDA ÇOK TANIDIK BİR YERDEYDİK.
Bu kadar da tembellik olmaz diyeceksiniz biliyorum. Plansız tatil dedim ya, aynen öyle.
Pansiyon ve otel arasında yaşadığımız gelgitler, ve en sonunda Celal'in "Eylül sıkılır" düşüncesiyle pansiyon fikrinden vazgeçişimiz... Son dakikaya kadar nereye nasıl gideceğimiz belli değilken, harala gürele bulduğumuz otel için internette yazılan yorumları okuyunca tatilimizi riske atamayışımız. Sonuç olarak geçen yıl gittiğimiz otelde bulduk kendimizi... Çooook memnun ayrıldık.
Artık Eylül'le tatil yapmak çok daha keyifli... Animasyonları kaçırmıyor, havuzdan çıkmıyor, yemeklerde zorluk çıkarmıyor.. Tek sıkıntısı "Hello" diye diyalog kurmaya çalıştığı Rus çocukların tepkisizliği... Kızıma cevap vermiyorlar. Hani İngilizce evrensel dildi.
Eylül: "Ruslar İngilizce bilmiyor mu yoksa :( "
Ha bu arada aramızda kalsın.. Celal de animasyonların vazgeçilmez ismi oldu. Sabahları dart ile başlayıp su topu ile devam etti. Hatta Mr. Otium'a bile katıldı. Hadise'yi bir de sakallarıyla görmeliydiniz. Eylül'le kırdı bizi gülmekten. Ama ısrar etmeyin... Fotoğraf video falan yok... Şşşşşt kimse duymasın ayrıca... Yoksa bloğumuz sabote edilebilir.
Daha uzun anlatmak isterdim... Ama bir an önce arşivi temizlemek istiyorum. Kusura bakmayın artık. Günü gününe çalışmayınca zor oluyor tabi..
Sevgili Çiğdem ve Kadir sanırım salaş bir tatil için birlikte plan yapmalıyız. Ege bize soğuk, Akdeniz size sıcak. Ortayı bulup Fethiye desek ; )
Ve işte mutluluğun belgeleri : )
İzlemek isteyenler lütfen buyrun..
Pansiyon ve otel arasında yaşadığımız gelgitler, ve en sonunda Celal'in "Eylül sıkılır" düşüncesiyle pansiyon fikrinden vazgeçişimiz... Son dakikaya kadar nereye nasıl gideceğimiz belli değilken, harala gürele bulduğumuz otel için internette yazılan yorumları okuyunca tatilimizi riske atamayışımız. Sonuç olarak geçen yıl gittiğimiz otelde bulduk kendimizi... Çooook memnun ayrıldık.
Artık Eylül'le tatil yapmak çok daha keyifli... Animasyonları kaçırmıyor, havuzdan çıkmıyor, yemeklerde zorluk çıkarmıyor.. Tek sıkıntısı "Hello" diye diyalog kurmaya çalıştığı Rus çocukların tepkisizliği... Kızıma cevap vermiyorlar. Hani İngilizce evrensel dildi.
Eylül: "Ruslar İngilizce bilmiyor mu yoksa :( "
Ha bu arada aramızda kalsın.. Celal de animasyonların vazgeçilmez ismi oldu. Sabahları dart ile başlayıp su topu ile devam etti. Hatta Mr. Otium'a bile katıldı. Hadise'yi bir de sakallarıyla görmeliydiniz. Eylül'le kırdı bizi gülmekten. Ama ısrar etmeyin... Fotoğraf video falan yok... Şşşşşt kimse duymasın ayrıca... Yoksa bloğumuz sabote edilebilir.
Daha uzun anlatmak isterdim... Ama bir an önce arşivi temizlemek istiyorum. Kusura bakmayın artık. Günü gününe çalışmayınca zor oluyor tabi..
Sevgili Çiğdem ve Kadir sanırım salaş bir tatil için birlikte plan yapmalıyız. Ege bize soğuk, Akdeniz size sıcak. Ortayı bulup Fethiye desek ; )
Ve işte mutluluğun belgeleri : )
Side'ye geçmeden önce Alanya'da kahvaltı molasında Kamil Güler'le karşılaştık... Eylül, henüz kim olduğunu bilmiyor. Sadece ününden haberi var...
Daha ilk dakikada lobide gördüğü tahta atla gönlünü fethettiler kızımın.
Annesinin kuzusu.
Mini Club'de pizza yaptık.
Kumdan Hayaller........
Hayallerin kumdan kalelerden daha gerçek olsun...
İzlemek isteyenler lütfen buyrun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








