Pansiyon ve otel arasında yaşadığımız gelgitler, ve en sonunda Celal'in "Eylül sıkılır" düşüncesiyle pansiyon fikrinden vazgeçişimiz... Son dakikaya kadar nereye nasıl gideceğimiz belli değilken, harala gürele bulduğumuz otel için internette yazılan yorumları okuyunca tatilimizi riske atamayışımız. Sonuç olarak geçen yıl gittiğimiz otelde bulduk kendimizi... Çooook memnun ayrıldık.
Artık Eylül'le tatil yapmak çok daha keyifli... Animasyonları kaçırmıyor, havuzdan çıkmıyor, yemeklerde zorluk çıkarmıyor.. Tek sıkıntısı "Hello" diye diyalog kurmaya çalıştığı Rus çocukların tepkisizliği... Kızıma cevap vermiyorlar. Hani İngilizce evrensel dildi.
Eylül: "Ruslar İngilizce bilmiyor mu yoksa :( "
Ha bu arada aramızda kalsın.. Celal de animasyonların vazgeçilmez ismi oldu. Sabahları dart ile başlayıp su topu ile devam etti. Hatta Mr. Otium'a bile katıldı. Hadise'yi bir de sakallarıyla görmeliydiniz. Eylül'le kırdı bizi gülmekten. Ama ısrar etmeyin... Fotoğraf video falan yok... Şşşşşt kimse duymasın ayrıca... Yoksa bloğumuz sabote edilebilir.
Daha uzun anlatmak isterdim... Ama bir an önce arşivi temizlemek istiyorum. Kusura bakmayın artık. Günü gününe çalışmayınca zor oluyor tabi..
Sevgili Çiğdem ve Kadir sanırım salaş bir tatil için birlikte plan yapmalıyız. Ege bize soğuk, Akdeniz size sıcak. Ortayı bulup Fethiye desek ; )
Ve işte mutluluğun belgeleri : )
Side'ye geçmeden önce Alanya'da kahvaltı molasında Kamil Güler'le karşılaştık... Eylül, henüz kim olduğunu bilmiyor. Sadece ününden haberi var...
Daha ilk dakikada lobide gördüğü tahta atla gönlünü fethettiler kızımın.
Annesinin kuzusu.
Mini Club'de pizza yaptık.
Kumdan Hayaller........
Hayallerin kumdan kalelerden daha gerçek olsun...
İzlemek isteyenler lütfen buyrun..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder