2 Kasım 2009 Pazartesi

İmdat!!! Grip tatili bitti..




Bir hafta boyunca sanki ben tatil yapmış gibi zorlandım bu sabah. Güne nasıl başlıyorduk?

Saat 6:45'te çalan saati gözler yarı açık susturup önce çayı demleyecek, ardından duşa girip kendim hazırlanacak, sonra sevgiliyi ve küçük kuzuyu uyandıracaktım...
En zor kısım Eylül'ü yataktan kazıma kısmı. Sonrası rutin sayılır. Kıyafetlerini giydirmek, saçlarını toplamak, masada kahvaltıyla savaştığını izlemek. Ha bir de beslenme hazırlama merasimi..
I-ıh olmadı. Daha ilk sabahtan faulü aldım valla. Zor yetiştim servise, çay da yapamadım.. Eylül'ün servis şöforü de benim gibi uyum problemi yaşamış anlaşılan.. Sabah çocuğu almaya gelen olmamış.. Baba mahallede şöyle bir gezip servisçilik oynamış..Eylül ve Alp abisini okula atıvermiş..

Ben 8:30'da masama oturduğumda elimde çay bardağım ve şanslıysam evde hazırladığım sandviçimle bir gün daha mesaiye vaktinde yetiştiğim için şükrederek başlıyorum çalışmaya. Öğle tatilinde insanların karınlarını doyurup soluklandığı bir saatte de nasıl bu kadar hızlı yaklaştığına anlam veremediğim KPDS sınavı için kitap kurcalıyorum.

Saat 17:30 demek, gece mesaisinin başlaması demek. Yine servise son dakika yetişip yolda yarı uyuklayarak geçiriyorum yarım saati. Ardından Eylül'ü komşudan alıp yemek hazırlığına giriyor, bir yandan "Talat laleli atleti iletti" gibi abuk sabuk cümleleri yazmaya başlıyoruz. Yemek nasıl yeniyor, masa nasıl toplanıyor hatırlamıyorum.. Bir zamanlar müdavimi olduğum dizilerimin bu sezon tek bir bölümünü bile izleyememiş olmanın burukluğuyla Eylül'ü uyutma bahanesiyle kendimi yatağımda buluyorum.. Küçük kuzu yanıbaşımda kollarımı okşuyor ve ben her şeyi unutuyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder